Nispetiye Cad. Çamlık Yolu Sok. Ortaklar Apt. No: 2 D: 6 Etiler İstanbul

Her türlü sorunuz, talebiniz veya başvurunuz için info@avukatleylayuzucu.com adresinden bize ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

1Facebook ve SMS vs. kayıtlar boşanma davalarında delil olabilir mi?

İnsanların hayatlarında bilgisayar ve telefon kullanımı arttıkça boşanma davalarında da bu tür delillerin gösterilmesi de gündeme gelmiştir.Facebook sitesinde yapılan paylaşımlar boşanma veya ayrılık davasında delil olarak gösterilebilir. Buna örnek olarak paylaşılan yazılar, fotoğraflar, videolar, yorumlar, sohbet kayıtları, mesajlar, abonelikler sayılabilir. Bu paylaşımların her biri boşanma sebebinin varlığı ispat etmek için kullanılabilir. Bu paylaşımlar dosyada yazıcıdan çıkmış haliyle yer alabileceği gibi tanık beyanlarında da yer alabilir. Örneğin eşlerden birinin facebook’ta ki paylaşımlarını gören kişiler bu durumun varlığına dair mahkemede tanıklık dahi edebilirler. Aynı şekilde diğer eş bu paylaşımlara ilişkin fotoğrafları mahkemede bilgisayar çıktısı olarak da sunabilir. Watsapp vb. programlar üzerinden yazılı veya görüntülü sohbet kayıtları kaydedilmiş ise, bunlar da delil olarak mahkemeye de sunulabilir.Kısa mesajlar da boşanma davalarında başvurulan delillerden birisidir. Telefon şirketlerine müzekkere yazılarak telefon görüşme kayıtları çıkartılabileceği gibi, daha önce elde edilmiş mesaj metni dosyaya delil olarak sunulabilir, bu kısa mesajı okuyan kişi de tanık olarak dinlenebilir.

2Aldatma nedeniyle boşanmak istiyorum, aldatma boşanma sebebi midir, sonuçları nelerdir ?

Evlilik birliğinin yasal olarak sona ermesi hali olan boşanmanın gerçekleşebilmesi, gerekçeli olması kaydıyla mümkündür. 4721 Sayılı Medeni Kanun’da boşanma sebepleri olarak özel boşanma nedenleri ile genel boşanma nedeni sayılmıştır. Bu nedenlerden ilki zina sebebiyle boşanmadır. Zina sebebiyle boşanma 161. maddede belirtilmiştir. 161.Maddeye göre “Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir.” Zina eşlerden birinin eşinden başka biri ile bilerek ve isteyerek cinsel münasebette bulunması olarak tanımlanabilir. Evlilik birliği temelinde güven esasına dayandığı için eşlerden birinin bu güven esasını zina ile sarsması boşanma sebebi olarak sayılmıştır. Yüksek Mahkeme kararlarında boşanmanın gerçekleşmesi için somut olarak zinanın ispatlanmasını aramamıştır. Eşlerden birinin bu yönde şüphe uyandıracak hareketlerinin olması halinde dahi, Yüksek Mahkeme boşanma kararı verilebileceğini kabul etmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2009/11464 E. 2010/15575 K. 2809.2010 tarihli kararında “Eşlerden birinin, diğer eşin evde olmadığı zamanlarda eve yabancı birini alması meşru bir amaca yönelik olduğu kanıtlanmadan zinaya delalet eder” diyerek somut zina şüphesinin dahi boşanmaya gerekçe yapılabileceğini kabul etmiştir. Bu kararda bahsedilen meşru amacın ne olduğu başka Yargıtay kararlarında somutlaştırılmıştır. Boşanma davalarında her vakaa kendine münhasırdır, Dolayısıyla sizin yaşadıklarınızı ve elinizdeki dokümanları ve delil olabilecek doneleri inceleyerek yani ancak sizin hikayenizi birebir sizden dinleyerek hukuki yol haritasını belirlememiz ve buna göre hukuki sonuçları hakkında size en doğru bilgileri vermemiz mümkün olacaktır.

3Boşanma davası ile birlikte mal paylaşımı davası açılabilir mi?

Boşanma davası ve mal paylaşımı davası iki ayrı dava türüdür. Mal rejiminden kaynaklı mal paylaşımı davası açabilmek için boşanma davasının sonuçlanması ve boşanma kararın kesinleşmesi gerekir. Uygulamada her ne kadar boşanma davası ile birlikte mal rejimi davası da açılabilmekte ise de, mahkemece mal paylaşımı (katkı veya katılım alacağı) davası, boşanma davasından ayrılarak bunun için başka bir dosya oluşturulmakta ve mal paylaşımı davasına, boşanma davasının sonucuna göre devam edilmektedir.

4Boşanma davasında çocuğun velayeti konusu nasıl çözümlenir?

Boşanma davalarında, müşterek çocuğun menfaati hakim tarafından kendiliğinden gözetilmesi gereken, neticede kamu düzenini ilgilendiren bir konudur. Bu nedenle anlaşmalı boşanma davalarında dahi hakimin velayet konusundaki anlaşmaya müdahale hakkı bulunmaktadır.

Boşanma davasında velayet ile ilgili bir çekişme bulunması durumunda, mahkeme hakimi çocuğun yaşı ve sağlıklı gelişimi ile ilgili gerekli araştırmaları yaparak, mahkemenin pedagog ve psikologlarından uzman raporu aldırarak, çocuğun velayetinin anne veya babaya verilmesine karar verecektir.

Bu kararda çocuğun yaş itibari ile ihtiyaçları, anne veya babaya muhtaçlığı, anne ve babanın yaşam koşullarının ve özellikle psikolojik değerlendirmelerinin çocuğun yaşamına etkisi gibi faktörler etkili olacaktır.

Velayeti isteyen taraflardan birisinin maddi olarak daha yoksul bulunması, çocuğun velayetini alması önünde bir engel teşkil etmez. Ancak yaşam biçiminin çocuğun sağlıklı gelişimine olumsuz etkisi önemlidir. Çocuğun velayetinin taraflardan birisine verilmesi halinde, yine çocuğun ihtiyaçları ve karşı tarafın maddi durumu gözetilerek bir iştirak nafakasına da hükmedilebilecektir.

5Boşanma davası ile birlikte tazminat ve nafaka isteyebilir miyim? Boşanma davasında tazminat ve nafaka isteyebilmenin koşulları nelerdir?

Boşanma davası ile birlikte maddi – manevi tazminat ve nafaka talep edilmesi mümkün olup, bu talepler harca tabi değildir.

Boşanma ile birlikte maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesinin ilk koşulu, evliliğin sonra ermesinde karşı tarafın kusurlu bulunmasıdır. Ayrıca manevi tazminat talep eden kişinin, dayanılan boşanma nedeni ile ilgili kişilik haklarının zedelenmiş olması veya bu nedenle acı ve ıstırap çekmesi, hezimet yaşaması ; maddi tazminat talep eden kişinin ise evlilik birliğinin sona ermesi ile birlikte maddi olarak zarar görmüş olması gerekmektedir.

TMK 174/1. Maddesi ile maddi tazminat konusu düzenlenmiş olup, bu düzenlemeye göre, karşı tarafın kusuru ile evlilik birliğinin son bulması halinde, davacı tarafın maddi zarara uğrayacağı kabul edilmiş olmaktadır. Bu nedene dayanarak istenen maddi tazminat için bir belge sunma yükümlülüğü bulunmamakla birlikte, bunun ötesinde ayrıca bir maddi zarar mevcutsa, belgelenen zarar dikkate alınarak bir maddi tazminata hükmedilecektir.

Boşanma davası ile birlikte nafaka istenebilmesinin koşulu ise, evlilik birliğinin sona ermesinde karşı taraftan daha fazla kusurlu bulunmamak ve evliliğin sona ermesiyle birlikte yoksulluk haline düşmektir. Dikkat edilirse tazminat talep edebilmek için karşı tarafın kusuru aranırken, nafaka için karşı taraftan daha fazla kusurlu olmama şartı aranmaktadır. Yani boşanmaya her iki tarafın ortak kusuru neden olmuşsa bile nafaka talep edebilme durumu vardır.